Çocukluk çağında ebeveynlerin belki de en yakındığı konulardan biri çocuklarının bir türlü yeterince yememesi ve yemek seçmesidir. Ebeveynler çocuklarının zaman zaman yemek seçmesinden ve ‘yeterince’ yememesinden duydukları rahatsızlıktan yakınırlar. Bu gibi durumlarda çoğu ebeveyn çocuğa ısrarcı bir tutumla yönelebilir ve çocuğu yemek için zorlayabilir. Böyle zamanlarda ailenin sergilediği tutum çocuğun hayat boyu yiyeceklerle kurduğu ilişkisini etkileyebilir.

              Her konuda olduğu gibi yemek konusunda da her birey farklıdır, tabii ki çocuklar da… Kimi zaman bazı çocuklar besin konusunda çok seçici olabilirler ve yemek zamanlarında bazı sıkıntılar yaşayabilirler. Ebeveynleri tarafından bu konuda baskı yapıldıkça da çocukta yemeye karşı direnç artabilir. Araştırmalara göre çocukluk çağında beslenme reddi problemleri sağlıklı çocukların %25 ile %45’i arasında görülebilmektedir. Buna karşın, sağlıklı çocukların aileleriyle yapılan araştırmalar, ebeveynlerin %20 ile %60’ı arasında çocuklarının yeterince beslenmediğini düşündüğünü göstermiştir. Beslenme konusunda ebeveyn ısrarcı oldukça, çocuk da karşıt bir tavırla yanıt verebilir ve çocuk kendi kararlarına saygı duyulmadığını hissedebilir.

              Yetişkinler olarak bile kimi zaman besinleri duygularımıza göre seçeriz ve reddedebiliriz. Bu durum çocuklar için de aynı şekilde geçerli olabilir. Çocuğun o anki psikolojisi ve duygu durumu besin seçimine yansıyabilir. Çocuğun belirli bir iştah değişimi mevcutsa, bu durumu etkilemiş olan olayları incelemeniz gerekebilir. Yemek esnasında ebeveynin tutumu da önemli bir kriterdir. Çocuk yemek yerken çok fazla müdahaleci olunması, etrafa saçmadan yemesi için acele edilmesi veya baskı uygulanması veya yemeği çocuğun kendisi yemesi yerine ebeveynin çocuğa yedirmesi ebeveynin çocuğa güvenmediği izlenimini vererek çocuğun yeme reddini artırabilir. Bu durumda çocuk kendi başına yemek yemesinin problem olabileceği mesajını alır ve ileride de besinlerle iletişimi bu durumdan etkilenebilir.

              Besin seçimleri ve yeme reddi bir anlamda bedensel sınırlarımızla da ilişkilendirilebilir. Yemek yerken baskı hisseden çocuk kendi sınırlarına müdahale edildiğini hissedebilir. Bedensel sınırlarının ihlal edildiğini hisseden çocuk öfkelenebilir ve yemeğe karşı daha dirençli bir tutum takınabilir. Bu durum daha ileriki yaşlarda çocukta yeme bozukluğu davranışlarına kadar sebep olabilmektedir.

              Çocuğunuzun bu gibi problemler yaşamasını istemiyor ve yiyeceklerle sağlıklı bir iletişim kurması taraftarıysanız izlemeniz gereken bazı öneriler sıralanabilir. Öncelikle, çocuğun da benliğine saygı duymalı ve bazı yiyecekleri tercih edip bazılarını ise tercih etmemesine saygı duyarak başlayabilirsiniz. Her çocuk biriciktir ve her çocuğun mizacı farklı olabilmektedir. Çocuk yemek yerken etrafa sıçramasına olumsuz tepki vermek yerine bu durumun bir süreç olduğunu hatırlayın ve hata yapa yapa öğreneceğini kendinize hatırlatın. Çocuğunuzun yemek esnasında sizinle olmasına özen gösterebilirsiniz, elinizden geldiğince aile yemekte toplandığında çocuğunuz da sizinle yemekte birlikte olabilir ve kendisine uygun boyutlarda sandalye, masa ve tabakla size eşlik edebilir. Bu sayede çocuğunuza ailenin önemli bir bireyi olduğu mesajını verir ve ona değerli hissettirmiş olursunuz. Bunun yanında, çocuğa yiyebileceğinden çok daha büyük porsiyonlarda yemek vermek gerçekçi bir davranış olmayacaktır, küçük porsiyonlarla yemek yemesini ve istedikçe fazlasını sunmak doğru bir davranış olacaktır.

              Çocuğunuza yemek yedirmeye çalışırken her istediğini yapmanız ve çocuğu akranlarıyla kıyaslayarak, “Ahmet nasıl yemiş de büyümüş, sen küçücük kalacaksın” gibi söylemlerle yemek yemeyi bir yarış haline getirmek de uygun bir davranış olmayacaktır. Sadece çocuğunuzun yemek yemesi için çizgi film açıp izletmek, şarkı söyleyerek veya dans ederek yemesini sağlamak da yeme rutininde olmaması gereken durumlardır. Sonuç olarak çocuğa baskı yapmanız, yemesi konusunda ısrarcı olmanız muhtemelen çocuğunuzun daha az yemesine neden olacak ve çocuk üzerinde uzun vadede yeme bozuklukları gibi olumsuz davranışlara neden olacaktır. Bu nedenle, çocuğunuzla yemek yeme üzerinde işbirliği içerisinde olmaya çalışmanız ve dikte etmeden çocuğa sağlıklı ve yeterli besin sağlamanız önemlidir.

“Ne yaparsam yapayım olmuyor, işin içinden çıkamıyorum” dediğiniz noktada ise her zaman bir uzmandan destek alabilirsiniz.

Kaynakça

Çoban, A. (n.d.). ÇOCUKLARDA YEME ALIŞKANLIĞI. Retrieved March 15, 2022,            from https://www.adnancoban.com.tr/cocuklarda-yeme-aliskanligi

Kurt, E., & Örün, E. (2016, December). Approaching the Children with Feeding Problems.            ProQuest | Better research, better learning, better            insights. https://www.proquest.com/docview/1838548827?pq-           origsite=gscholar&fromopenview=true

 

Çalışma Saatlerimiz

9:00 – 18:00
Pazartesi - Cumartesi

Bize Ulaşın

Teşvikiye mah, Hüsrev Gerede cad.
No: 92 Sema Apartmanı Kat: 2 Daire: 6 34365
Şişli/İstanbul
Tel: +90 533 024 7806

Sentia Psikoloji © 2022. Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım